DekorasyonGenelİç Mimarlık

Pandemi’nin Mimari ve Tasarım Üzerine Etkileri

Pandemi sebebiyle tüm dünya insanları hayatlarındaki en değişik zamanları yaşıyor. Hepimiz evlere kapandık, sosyal izolasyonu sağlamak amacıyla belki de aylardır evlerimizden çıkmıyoruz. Bu süreçte kimimiz işlerimizi uzaktan yürütmeye devam ettik. Kimimiz ise yeni çalışma modelleri oluşturma arayışına girdik. Her ne şekilde olursa olsun, yaşadığımız bu pandemi tüm dünya dinamiklerini kökünden değiştirip, her dinamiğin farklı bir şeye evrilmesini sağlayacak. Böylelikle eskide kalan bir çok alışkanlığımız, kültürlerimiz yerini yeni normal’ e bırakacak. 

Peki pandemi, çalışma ve yaşam alanlarımızı, şehirlerimizi, konutlaşmayı vb. gibi şeyleri nasıl etkileyecek?  Bugün biraz da Pandemi’nin Mimari ve Tasarım alanlarına etkisinden bahsedeceğiz. 

Yüzyıllar boyunca insanoğlu şehirlerini ve yaşam alanlarını yaşadıkları salgınlar çerçevesinde yeniden düzenlemişler ve bu salgınlara karşı önlem almak için mimari tasarım bilgilerinden faydalanmışlardır.

Covid-19 ile birlikte insan psikolojisi göz önünde bulundurularak çalışma alanlarının tekrardan düzenleneceği ve bu alanların mümkün olan en iyi şekilde oluşacağı aşikârdır. Açık ofis kavramından uzaklaşılarak daha özel çalışma alanlarına yönelimin olacağı öngörülmektedir. Bununla birlikte bu tarz ofislerin, çalışanların yüzeylere en az şekilde temas edeceği şekilde tasarlanması, iyi bir havalandırma ve cam sisteminin entegre edilmesi, geniş koridor, antre ve çok sayıda separatörlerle alanların ayrılması yoluna gidileceği düşünülmektedir. 

Yasal düzenlemelerle bundan sonra asansörlere ne kadar kişi binebileceği, ortak alanlarda ne kadar kişinin bulunabileceği, mağazalara kaç kişinin girebileceği vb. konuları belirlenmelidir. Böylelikle buralardaki tasarımların da ortaya çıkış noktası belli olacaktır. Tasarımları yaparken de teknolojiden faydalanmak kaçınılmaz olacaktır. Asansörlerde, cep telefonu üzerinden asansörü çağırma, yaşam alanlarında veya ofislerde perde vb. eşyaların dokunarak halledilmesi gereken işlevleri için de yine cep telefonu üzerinden akıllı ev ve ofis sistemlerini kullanarak tasarımların oluşturulması yoluna gidilecektir. 

Pandemi ve sonrasında ise mobilya tasarımlarında da değişikliğe gidileceği öngörülmektedir. Sadeliğin, minimalizmin önderliğinde özellikle oturma birimlerinde geniş ve sosyal mesafe kurallarına uyan oturma düzenleri oluşturulduğunu göreceğiz. Pandemi süresince #evdekal ‘mamız  önümüzün yaza uzanması sebebiyle, doğaya hasret kaldık, belki de bir süre daha kalmaya devam edeceğiz fakat bundan sonraki süreçte tasarımların doğaya açılması gerekmektedir. Böylelikle yaşam alanlarımızda bir nebze de olsa doğadan izler taşımak, mekanın enerjisini yükseltmek sağlanacaktır. Mekanlarımızın en aydınlık, ferah yerlerine köşeler oluşturmak; bitkilerle o köşeyi doldurmak, belki bir akvaryum eklemek ve bu köşeleri masif unsurlarla tamamlamak yapabileceğimiz en basit ama en etkili yollar arasında yer almaktadır. 

Bundan sonraki süreçlerde konutlarımızı tasarlarken bir kapının doğaya açılmasına azami gayret göstermeliyiz. Peki bunu nasıl yapacağız, yada yapacaklar gibi soruları doğal olarak soracaksınız. Tabi ki günümüz şartlarında her konutun villa gibi bahçesinin olması ekonomik şartları da göz önünde alarak mümkün olmayacaktır ama yapılan her inşaatta özellikle tek bir bina da olsa terasının olmasına yada belki de otoparklardan bir nebze fedakârlık ederek peyzajı güçlü alanlar yaratılması mümkündür. Konutların üstünde yaratılacak, ortak kullanım alanına sahip, sosyal mesafe gözetilerek oluşturulan teraslar ise hem belli oranda sosyalleşmeyi sağlayacak hem de güneş ışığından ve doğadan evlerimizin konforunda maksimum verim almamıza fayda sağlayacaktır.  Aynı fikirlerin çalışma ortamlarına, plazalara uyarlanması da olasıdır. Düşünsenize; ofistesiniz ve ofisiniz bir plaza içinde fakat en üst katında yada en alt katında doğaya açılan, kahvelerinize ve sohbetlerinize eşlik edecek harika bahçeler var. Pandemi sürecinde olumsuz etkilenen insanların psikolojisine, en çok katkı sağlayacak ve motive edecek unsurlardan biri; insanların içinde bulunduğu mekanlarda onları evinin konforunda ve sosyal izolasyonunda doğayla birleştirecek mekanlar yaratmaktır. Dolayısıyla bundan sonraki süreçte tüm meslektaşlarımın yoğunlaşacağı şeyler bu tarz alanlar yaratma ve tasarlama olacaktır. 

Bugüne kadar “pandemi” kelimesinin anlamını bilsek de bunu deneyimleyeceğimizi hiç düşünmemiştik. Bugün ise pandeminin insanlık tarihi için ne kadar önemli dönüm noktaları yarattığının farkındayız. Her sektör bir şekilde “yeni normal” e evrilecek olsa da mimarlık sektöründe; “Salgın Mimarisi” olarak adlandırabileceğimiz tasarımlar bundan sonra hayatımıza girecektir. Önümüzdeki günlerde en önemli şey olan sağlığımızı korumak, motivasyonumuzu artırmak ve umudumuzu güçlendirmek adına bu yeni tarzdan da faydalanıyor olacağız.