DekorasyonGenel

Evinizi Canlandırmak İçin Uzun Ömürlü 3 Farklı Bitki

Süs bitkileri, mekanınızı canlı ve doğal gösterecek, gözünüzü yeşilin binbir tonuna doyuracak harika dekoratif aksesuarlardır. Günümüzde doğala dönüş ile daha da ön plana çıkan süs bitkilerinin bakımı ise bazen bizleri düşündürüyor öyle değil mi? Gözünüz gibi bakıyorsunuz ama bitkiniz gözünüzün önünde eriyip gidiyor mu? Evet, dediğinizi duyar gibiyiz. Gelin hadi o zaman size evde çok fazla bakıma ihtiyaç duymayan, aynı zamanda evinizi şahane gösterecek birkaç bitki ve bakımından bahsedenim…

 

1. Deve Tabanı 

Listemizin başında bu aralar oldukça popüler, ana vatanı Güney Amerika’nın yağmur ormanları olan uzun saplı, koyu yeşil renkleriyle, gösterişli ve parlak yapraklı deve tabanı- namı diğer “monstera deliciosa” var. Kullanıldığı mekanda zerafet ve şıklık getiren bu bitki aslında başta da belirttiğimiz gibi yağmur ormanlarının derinliklerinde yetişen bir bitkidir. Biraz teknik bilgi vermemiz gerekirse; zeminde yetişmeye başlayan deve tabanı sık ve büyük ağaçların olduğu dolayısıyla güneş ışığının zemine ulaşamadığı bölgelerde ışıktan yararlanabilmek için etrafta bulunan ağaçlara tırmanmak üzere evrim geçirmiştir. Böylelikle güneş ışığının zemine göre daha yoğun olduğu üst katmanlara çıkabilir ve geniş yapraklarıyla ışıktan maksimum seviyede faydalanabilir. Evimizde ise aynı bu şartların sağlandığı bir ortam sunmak tabikide mümkün olmayacaktır ama en azından bir kaç ufak detay ile bitkinizle uzun yıllar birlikte olabilirsiniz. Öncelikle yağmur ormanları örneğinde bahsettiğimiz gibi direkt güneş ışığından kaçınmak gereklidir. Yine aynı şekilde oda sıcaklığının 15 derecenin üstünde olduğu ve özellikle hava akımının olmadığı bir yer seçilmelidir. Özellikle hava akımına dikkat etmekte yarar var. Son olarak da haftada 1-2 kere sulama yeterli olacaktır. Bu sayede normal şartlarda uzun ömürlü olan deve tabanı yaşamını rahatlıkla sürdürecek ve mekanınıza şıklık katacaktır.

2. Japon Şemsiyesi 

Adını “yağmurlu günlerden” alan bu bitki ile evinizde yağmurlu günlerde kitabınızı ve kahvenizi alıp içinde bitkinizin de bulunduğu süper dörtlü şeklinde fotoğraflar çekebilirsiniz. Bilimsel adı “Cyperus” olan Japon Şemsiyesi düşünülenin aksine Afrika kökenli sucul bir bitkidir. Birden çok çeşidi olan Japon Şemsiyesi tül veya palmiye gibi yapısı olması sebebiyle çok popüler iç ve dış mekan bitkileridir. Dolayısıyla balkonlarda da (belli şartlar sağlandığında) tercih edilebilir. Bitki dış mekanda bol su alan ve aydınlık olan köşelerde çok çabuk gelişim gösterebilir. Çok çabuk gelişen bir bitki olduğu için kısa zamanda mekanınıza tropik bir hava katacaktır. Yine deve tabanı gibi yaz aylarında haftada iki, kış aylarında ise haftada bir sulama yeterli olacaktır. Bulunduğu ortam sıcaklığı 15 derecenin altına düşmemeli ve aynı şekilde hava akımına maruz bırakılmamalıdır. Bu arada şuraya da ek bir bilgi koyalım; tarihte ilk bilinen kağıtlar Mısır’da papirüs bitkisinden elde edilmiştir. Japon Şemsiyeside “papirüs” bitkisinin çok yakın akrabası hatta kardeşidir.

3. Paşa Kılıcı 

Kılıç Çiçeği veya Peygamber Kılıcı olarak da adlandırılan üçüncü ve son bitkimiz Batı Afrika’dan geliyor. Hem gölgeye hem de güneşe uyumlu, susuzluğa dayanıklı ve yapraklarının dikliği ile dekoratif olması açısından mekanlarda çok tercih edilmektedir.  “Aaa benim çiçeğim vardı biryerlerde unuttum bak” diyenlerin bile yetiştirebileceği bir bitki türüdür. Bu bitkinin en büyük özelliği diğer pek çok bitkiye nazaran farklı bir fotosentez yapısına sahip olmasıdır. Diğer bitkilerin aksine paşa kılıcı gece boyu oksijen ve nem açığa çıkarıp karbondioksit depolar. Gündüz boyu enerji ve besin üretir. Yani gece bulunduğu mekana oksijen yayar gündüz ise karbondioksit yayar. Bu nedenle havayı temizlemeye yardımcı olduğu için özellikle yatak odalarında kullanılması çok uygun olan bitki türlerinden birisidir. Gölge ve yarı gölge mekanlara çok iyi adapte olabilir ama direkt güneş alan yerlerde daha sağlıklı gelişir. Yeterli ışık alamazsa gerektiği gibi fotosentez yapamaz ve bu durum ömrünün kısalmasına neden olur. Sukulent bitki familyasının bir üyesi olan Paşa Kılıcı suyu ve besini önce depolar, daha sonra kullanır. Bu yüzden toprak yarıya yakın kurumadıkça kesinlikle sulanmamalıdır. Kışın ise çok daha az sulama yapmak yararlı olacaktır. Şöyle de bir halk inanışı ekleyelim; herhangi bir yerden satın aldığınız paşa kılıcını evinizde besleyip büyüttüğünüzde, yapraklarından herhangi bir tanesi 1 metreyi aştığı zaman ev sahibi oluyorsunuz… Bizden söylemesi 🙂