AydınlatmaDekorasyonGenelİç Mimarlık

Mobilya Yerleştirmenin 7 Altın Kuralı

Tadilat sezonunun resmi olarak açılmasına artık sadece günler var. Bahar aylarıyla birlikte sadece tabiat değil, evler de yenilenip çiçek açıyor. Sadece evin bir bölümünü genişletmek ya da size göre minicik bir değişiklik yapmak için yola çıkmış olabilirsiniz. Ancak emin olun ki; evin çeşitli köşelerinde ustalar belirmeye başladıktan sonra yeni bir gündeminiz daha olacak: Sahi, mobilyalarınızın tadilattan sonraki yerleşimi nasıl olmalı?

Evinizle ilgili planladığınız değişikliğin boyutuna göre; düşünmeniz gereken detaylar da tamamen değişiyor. Mobilya yerleştirmenin altın kurallarıyla şimdiden tanışırsanız; yeni elektrik tesisatınızın nereden geçmesi gerektiğini çok geç olmadan bilebilirsiniz! Aynı şekilde; büyük çaplı tadilatlarda aydınlatma da çok önemli. 

Söz konusu salonsa; tercih edebileceğiniz mobilya yerleştirme alternatifleri oldukça geniş. Biz de burada ağırlıklı olarak salon dekorasyonundan söz edeceğiz. Yatak odası gibi daha dar alanlarda ise, neyin nerede olması gerektiğinden mecburen eminseniz bile; fonksiyonel ve güzel bir görüntü için tüyolara ihtiyacınız olabilir. Sizin de planlarınız arasında taşınmak ya da yenilenmek varsa önerilerimize kulak verin.

  1. Odak Noktanızı Belirleyin

Salonunuzda şömine varsa harika! İşimiz o zaman çok kolay. Sabah 09.00 akşam 18.00 aralığında çalıştığımızı varsayarsak; özellikle dışarda soğuk ve yağmurlu bir kış günü varsa; salona girince ilk görmek istediğimiz obje şöminedir! Sahi, şöminemizi yakıp pijamalarımızı giyip karşısında günün yorgunluğunu atmak ne güzel olur değil mi? 

Maalesef hepimiz salonumuzda şömineye sahip olacak kadar şanslı olamıyoruz. Bu durumda odak noktasını farklı bir tarafa yönlendirmemiz gerekiyor. Bu pencereden görünen bir manzara mı? Duvarda asılı harika bir tablo mu? Belki de antika bir gümüşlüktür. Salon kapısından içeri girdiğinizde ilk gözünüze çarpan bölgenin o antika gümüşlük ve yanındaki iki berjer olduğunu hayal etsenize. İşte bu salonunuzun odak noktasını oluşturacaktır.

Televizyon, çağımızın olmazsa olmazlarından. Size tavsiyemiz salonunuza girerken sizin ve konuklarınızın ilk etapta gözüne çarpmayacak şekilde televizyonunuzu konumlandırmanız. Böylelikle salonunuzun odak noktasını kaydırmanız ve daha kaliteli vakit geçirmeniz mümkün.

  1. Hayallerinizi Konuşturun

Bu noktada biraz hayal gücünüzü zorlamak istiyoruz. Mobilyalarınızın nereye geleceğini, nasıl ve hangi konumda durmasını istediğinizi, salonda ne yapacağınızı en iyi siz hayal edebilirsiniz. Odanızda sadece kitap mı okuyacaksınız, televizyon mu izleyeceksiniz, arkadaşlarla samimi sohbetler mi edeceksiniz, yoksa hepsi mi? Aynı zamanda odayı kaç kişi kullanacağınızı da mutlaka hesaba katın.

  1. Orta Sehpanın Gücünü Hafife Almayın

Her zaman orta sehpa için yeriniz olmayabilir ama eğer varsa; orta sehpa salonunuzda farklı bir odak noktası  daha yaratmanıza olanak verir. Akşam beş çayınıza eşlik edecek aperatiflerinizi, süslü objelerinizi ve harika kitaplarınızı koymak için bir ortam yaratın. Orta sehpanızın büyük ve tek parça olması gerekmez. Bunun yerine birden fazla küçük sehpalardan oluşan bir küme de kullanabilirsiniz. Unutmayın, orta sehpa dediysek mutlaka ahşap olmak zorunda değil. Belki bir kaç puf da kullanabilirsiniz.

  1. Aydınlatma Elemanlarını Baştan Yerleştirin

Daha önce söz ettiğimiz gibi tadilat sırasında ustalar size, elektrik kablolarının nereden geçeceğini daha ortada hiç bir şey yokken soracaklardır. Eğer böyle bir durumdaysanız o zaman aklınızda olması gereken birkaç önerimiz var:

İkinci maddede belirttiğimiz gibi önce mobilyaların nereye geleceğini hayal etmek gerekli ki buna göre aydınlatma noktalarını belirleyelim. Eğer tavandan sarkan aydınlatma elemanları istiyorsanız iki tane yeterli olur:  Orta sehpa kullanıyorsanız üstünden bir tane ve salonunuzda masa varsa bir tane de masanın üstüne gelecek şekilde. İşte bu kadar!

Belki salonunuzda bir duvarınıza çok güzel bir duvar kağıdı kaplattınız ya da tuğla döşettiniz. Bu durumda bizim önerimiz sarkıt aydınlatma yerine, o duvarı hedef alacak şekilde “görev aydınlatması” kullanmanız. Bu şekilde o duvara ve aynı zamanda salonun odak noktasına vurgu yapmış olacaksınız. (Evinizin havasını değiştirecek alternatif aydınlatma önerileri için https://gkupdesign.com/evinizin-havasini-degistirecek-alternatif-aydinlatma-onerileri/ adresine de göz atabilirsiniz.)

  1. Mobilyaların Duvarla Bağlantısını Koparın

Evet, bu her zaman mümkün olmayabilir ama olabildiğince büyük televizyon ünitelerinden ve süslü konsollardan uzak durun. Bırakın duvarlarınız işini yapsın! Daha az mobilya, daha az karışıklık ve huzur demek. Aynı zamanda şunu da eklemek isteriz: Koltuk, yan sehpa, gümüşlük gibi hareketli mobilyalarınızı da duvarlara tamamen yaslamak yerine 10-15 cm aralık bırakırsanız salonunun gözünüze daha güzel göründüğünü hemen fark edeceksiniz.

  1. Trafik Akışını Düşünün

Mobilyalarının arasından bir insanın rahatlıkla geçebileceği her evde uygun olmasa da kabul gören mesafe bir metredir. Bu yüzden orta sehpanızı, koltuklarınızı, masa ve sandalyenizi koyarken bu mesafelere olabildiğince sadık kalmaya çalışın. Böylelikle insanlar salonda yürürken herhangi bir yere çarpma endişesi duymaz ve salonunuz daha geniş görünür. 

Şunu da aklınızdan çıkartmayın; insanlar A noktasından B noktasına her zaman en kısa olacak yolu seçerler. Bu değiştiremeyeceğimiz bir gerçektir. O yüzden mobilyalarınızın yerlerini belirlerken yukarıdaki maddeleri dikkate alırsanız dizayn edeceğiniz yeni salonunuzda uzun kahve muhabbetleri ve kaliteli geçireceğiniz zamanlar sizleri bekliyor olacak.

  1. Halı Seçimiyle Nokta Koyun

Burada hassas bir çizgi var. Bir çok insan her mobilyanın altında bir halı olması gerektiğini savunur. Bize göre salonunuzda bir tane ama olabildiğince büyük bir halı yeterli olacaktır. Mesela standart halı ebatı olan 3 metreye 2 metrelik (6 metrekare) bir halıyı orta sehpanızın altında rahatlıkla kullanabilirsiniz. Koltuklarınızın ön ayaklarının halının üstünde olmasına dikkat edin. Böylelikle daha samimi bir ortam yaratmakla kalmaz aynı zamanda salonunuzun odak noktası olan orta sehpanızı da daha çok ön plana çıkartmış olursunuz. Unutmayın, eğer küçük bir halı kullanırsanız mekanınızda çok küçük görüneceği için uyumsuz olacak ve rahatsız edici bir görüntü oluşturacaktır.